12 Haziran 2014 Perşembe

NAZIM HİKMET R. DİKBAŞ

1973' te İngiltere'nin Leeds şehrinde doğmuş, sosyoloji ve felsefe eğitimi görmüştür. Sanatçı daha önce Zen ve Hafriyat gruplarının üyesi olan Dikbaş sanat ve edebiyat alanında çeviriler yapıyor.
2007' de üç arkadaşıyla beraber Karşı Sanat' ta " İmparatorluk Hala Çöküyor " adlı sergiyi düzenlemiş, yine aynı yılda " Noktaları Birleştir " adlı sergiye katılmıştır. Hafriyat grubunun üyesi olarak Hafriyat Karaköy' ün kuruluşunda yer almış, burada düzenlenen bazı sergilere katılmıştır. Sanatçının ilk kişisel sergisi " Henüz İyi Yönlerimi Görmediniz "  Galeri Splendid' de, ikinci kişisel sergisi " Yeni Eğlenme ve Dinlenme Biçimleri " Galeri Non' da sergilenmiştir. Yine Galeri Non (2011) Extramücadele ve Dikbaş' ın birlikte düzenlediği " Nereden Gelmemiz Gerekiyorsa Oradan Gelmişizdir  " sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanatçı 12. İstanbul Bienali' nde de çizimleriyle ve metinleriyle yerini almıştır. 3. kişisel sergisi olan " İleri Gitmeyelim " ise 2014' te Galeri Tankut Aykut' ta izleyicisiyle buluşmuştur.
Eserlerinde kağıt, kalem ve metin kullanan Dikbaş portre çizmeyi, yüz ifadelerine yönelmeyi seviyor. Çizdiği bu portrelerin gerçek kişiler olmadığını da belirten Dikbaş bunların, bir roman ya da öykünün kahramanı gibi düşünülebileceğini, karakterlerin " aklından geçeni " veya " söyledikleri şeyleri " yazdığının altını çiziyor. Metinleriyle tam bir bütünlük halinde olan portreler alışıldık olmayan sunum tarzlarıyla, hem de izleyicide uyandırdığı kavramlarla insanların " birey olma " sürecinde yaşadıklarına,günümüz insanının " ruh hallerine " gönderme yapar.
Dikbaş bu konuda; " Ben bu yüzlerin hepsini bir yerde kendim olarak da düşündüm. Bunların hepsi benim ve öyleyimdir de. Bunların hepsi aynı olmaz, ama bizim kimlik diye belirlediğimiz şey, tek frekanslı bir şey değil ki! Bir gün öylesindir, bir gün böylesindir. O yüzden de çizdiğim bu suretlerde en önemsediğim şey, onların ne söyledikleri değil; aslında kafalarından neyin geçtiği. Çünkü bu insanların çoğu aslında sessizler. Zaten bu kapsamda ben de izleyiciden bunu bekliyorum. Resimler burada, izleyici orada. İstiyorum ki hemen yer değiştirsinler. O, o olsun. Çok istediğim bir şey bu. Nasıl çizersen, neyi çizersen çiz o sensindir çünkü. Ve değilsindir de. " diyerek ifade eder.
Sanatın nerden beslendiği konusunda ön yargının büyük bir risk olacağını, bir toplumsal gruba karşı başka bir toplumsal grubun duruşunun ne olduğu konusunda herkesin üzerinde anlaştığını sanmanın ayrıca aldanma riski taşıdığını belirten sanatçı, " Yana " olduğu şeylerden beslendiğini söyleyerek her zaman " ortalarda bir yerlerde durma " yı benimsediğini gösterir.
Sergi ismine karar vermenin belirli bir aşaması olmadığını, elbette teknik sebeplerden sergi açılmadan bir süre önce karar vermenin gerektiğini söylerken bazen akla ilk gelenin sergi ismi olabileceği gibi bazen de çalışırken ortaya çıkabileceğini de ifade ediyor.

Saf algının olmadığını, her şeyi bir şekilde değerlendirerek yorumladığımızı, sanat yapıtının da sadece algıya hitap etmediğini, bunun mümkün olamayacağını, elbette çeşitli şekillerde izleyicinin değerlerinin, yargılarının, alışkanlıklarının vs. arasına düşeceğinin bilincindedir diyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder